11 ve 12 Mayıs 2006 tarihlerinde Ankara’da Danıştay Başkanı sayın Sumru Çörtoğlu’nun açış kouşmaları ile başlayan sempozyumun dördüncü oturumu Türkiye Barolar Birliği sayın Başkanı Özdemir Özok başkanlığında gerçekleştirildi ve ilk tebliğ Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Haluk Kabaalioğlu tarafından sunuldu.
Türkiye Barolar Birliği Başkanı sayın Özdemir Özok sözü Kabaalioğlu’na vermeden önce şunları söyledi :
“Değerli konuklar, gerçekten ülkemizde hukuk eğitimi son derece önemli bir konu ve kavram. Özellikle bir ülkede hukuka ve onun öğretimi eğitim sonunda yetişen hukukçuya verilen önem, o ülkede uygulanan siyasal hukuksal rejimin kalitesiyle doğrudan ilgili ve de bir anlamda o ülkenin çağdaşlığıyla da doğrudan ilgili.
Eğer bir ülke kendi hukukçusuna gerçekten özen gösteriyorsa, onun yetişmesi ve donanımı için gerekli altyapıyı hazırlıyorsa, o ülke çağdaş ve uygar bir ülkedir. Çünkü onun yetiştirdiği hukukçular, hem ulusal hukuku hem de uluslararası hukukun oluşturduğu belgelerin, sözleşmelerin oluşturduğu, evrensel hukuk dediğimiz, hukuku uygulayabilecek donanımda ve yetkide kişiler olacaklardır.
Maalesef bugün ülkemizde hukuk öğretimi ve eğitimi nitelikçi hukukçu yetiştirilmesine yeterli ve çağın gerekleriyle uyumlu olmadığı ve buna dayalı olarak da siyasal, sosyal ve toplumsal yargı alanında ortaya çıkan sorunların temel nedenlerinden birini de hukuk öğretimi ve eğitiminin eksikliğinden kaynaklandığını görüyoruz.
Nitelikli hukukçuların hukuk devletinde önemli görevleri vardır. Hukuk devletinin gelişmesinde, sorunları aşmada, görevleri ve sorunları yerine getirmede, yetkileri kullanmada, insan haklarını geliştirmede nitelikli hukukçunun büyük payı vardır. Hukukçu olmazsa devlet sıradan örgütlenme ve yönetim mekanizması haline dönüşür. Ona çağdaş anlamını verecek olan, gerçekten yetkin, özgün ve donanımlı hukukçuların varlığıyla orantılıdır.
Bu nedenle hukuk mesleği özel bir meslektir. Bu bakımdan hukukçuda özel yetiştirilmesi gereken bir kişi olmalıdır. Adalet madem ki mülkün, Devletin temelidir, o halde Devlette adaletin uygulayıcılarına özel bir önem verilmesi gereklidir diye düşünüyoruz.
Değerli konuklar, ben bir sempozyum açılışında, nitelikli hukukçu nasıl olmalıdır tanımını, izin verirseniz sizlerle paylaşıp, çok değerli hocalarıma sözü bırakacağım.
- Hukuk devleti ancak hukuku tanıyan, açıklayan, geliştiren, başarılı olarak uygulayan, olması gereken hukuku araştıran,
- Hukuk bilimini gereklerine göre mesleğini yerine getiren, hukuku kurumsal ve eleştirel açıdan ele alan,
- Hukuk sorunlarına çözüm bulmak için hukuku kurallarını ve olanaklarını kullanmasını bilen, genel kültürle donanmış,
- Mesleki formasyona sahip, hukuka ve adalete inançlı ve bağlı, ahlâklı, erdemli, bilgili, kültürlü, geniş ufuklu, hoş görülü, insan sevgisiyle dolu,
- İnsan haklarına saygılı, hukuku ve hukuk devletini bireylerin hizmetine sunan, sorumluluk duygusu gelişmiş,
- Sorunları saptamada, irdelemede yargılama niteliği bulunan, küçük hesapların asla ardından gitmeyen,
- Halk psikolojisini bilen, mesleki ve şahsi saygınlık ve onuruna düşkün, hukuk kurallarına işlerlik kazandıran,
- Hukuku yaşayan ve yaşatan, halka karşı güler yüzlü ve tarafsız, haklıya arka çıkan, şiddeti reddeden,
- Barışı, dengeyi, adaleti ve huzuru savunan, çeşitli güç odaklarına karşı bağımsızlığını koruyan,
- Yargıç, savcı avukat noter bilim adamı ve yöneticilere şiddetle ihtiyacımız var diyorum.
- İnşallah böylesi günlere kavuşmak dileğiyle sözü Sayın Hocam Haluk Kabaalioğlu’na bırakıyorum.
Buyurun Hocam söz sizde.”
Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu’nun tebliği için lütfen tıklayınız: Prof. Kabaalioğlu Tebliğ